Sessizlikle başlayan bir ilkin sona gittiğini görürken, hayatı şeddelemekten öte bir eylem kalmamıştı elimde. Kaleme zehir içirilmiş gibiydi. Ne yazsam önce kalemi tutan elimi ve sonra bütün damarlarımı işgal ediyordu. Ardından hayatı etkisi altına alıyordu bir ölüm. Ne diyordu şair, neyse ne! Şairler her konuda bir şeyler demişlerdir zaten… Desinler, geceyi sabaha bağlıyorum bir cümleyle. Kapı eşiğinde duruyor çocukluğum ve çocukluğumu içeri almıyorum.
Yazmak uğraşında bazen, öyle zamanlar yaşanır ki; o anlarda, hislerin kılavuzluğuna güvenmek ve hayallerin egemenliğine teslim olmaktan başka çareniz kalmaz. Sezgilerinizden gelebilecek en küçük bir işareti, büyük bir sabrın erdemiyle beklemek zorunda kalırsınız. Daha fazla duygulanabilmenin, içinizdeki coşkuyu olabildiğince artırabilmenin derdine düşersiniz. Çekingen bir taleple vardığınız yalnızlık bahçelerinde; solmayacak renklerin, bitmeyecek baharların izlerini sürersiniz. Var olduğuna inandığınız ama henüz dışında bulunduğunuz saklı bir dünyanın kapısını aralayabilmenin yollarını ararsınız. Kaynağını bilemediğiniz bir çağrının büyüsüne kapılıp, hissedilir olmaktan başka belirginliği olmayan sırların keşfine çıkarsınız.
Böyle bir yazıyı kaleme almak için belki en kötü gün bugündür.
Farketmez; ortada girift bir ikiyüzlülük varsa, herşey mümkündür.
Bu gece Türkiye Milli Takımı, İsviçreli hakemin yöneteceği maçta Almanya ile oynuyor. Futbol tarihinde Avrupa Kupaları’nda ilk kez finale çıkmak için sahada olacak A Milli Takımımız.
Gidiyoruz gündüz gece. Zaman ne kadar eli çabuk,
bir çırpıda görüveriyor işini. Değişimleri bile fark edemiyoruz. Sihirbazlar
zamanın bu hünerini kıskanıyor olmalı. Dün bir bugün iki, dünyada olduğumuzu
daha yeni anlamaya başlamıştık ki; yol çoktan yarılanmış, ellerimiz
ilişkilerimizin kanına bulanmış, düşler darmadağın edilmiş, geride kaç cevapsız
soru bırakmışız, kimmişiz neymişiz bilememişiz.
Bu web sitesinin altyapı bakım ve onarım hizmetleri ile reklam yönetimi SERAJANS tarafından sağlanmaktadır.
+90 (536) 844 37 66
Anket
Not Defteri
"On yıllık dergicilik deneyimim bana öğrettiği şey, edebiyatın sadece yalnız yapılan bir sanat olmadığı, aynı zamanda paylaşılarak geliştirilen zihinsel bir etkinlik olduğuydu."