|
Hasan usta, tezgahının başında hala çalışıyordu. Halbuki paydos saati gelmiş ve diğer çalışanlar toparlanmaya başlamıştı. Yıllarını verdiği işinde bir işçi değil de sanki kendi işiymiş gibi çalışıyordu. Tüm çalışanlar gitmişti fakat Hasan Usta tezgahını temizler, makinesinin yağlamasını yapar ve öyle ayrılırdı iş yerinden. O gün de öyle olmuştu. İşi bitince özenle önlüğünü çıkardı ve askıdaki yerine yerleştirdi. Yıllardır bu böyle idi. İş yerinin en kıdemli çalışanıydı Hasan Usta. Kapıya yönelince Ekrem Bey’in kendine seslendiğini duydu.
“Baba dostu. Çıkmadan bana biraz uğrayı ver.”
Son Güncelleme: 16-08-2009 01:04
|
|
|
| Yazan: Ahmet Yılmaz Tuncer,
Tarih: 07-03-2009 12:40
|
Okunma Sayısı : 638 |
Beğenilme : 48 |
Yayınlama yeri : Şiir Atölyesi, Şiir Atölyesi |
Bir uğurlama ile olmadıysa
Ve bir vedanın peşine düşmediyse
Kuş kanadı kadar sessiz ve ıslaksa
Söylemeyin bana saymam
Bunu vedadan
Son Güncelleme: 16-08-2009 01:04
|
|
|
|
17 sene önceydi.
Apricot'larda mail-internet yoktu. Faksla da net çıkmıyordu yazılar.
Gündoğdu Sanımer'in yazılarını bizzat muayenehanesine gidip elden alıyorduk.
Aslında bu harika bir şeydi.
Çünkü Zafer Çarşısına her çıkışımızda ondan yeni şeyler öğreniyorduk.
Bir kere en başta, yazım kurallarına büyük önem gösteriyordu.
Bir kez daha minnetle anıyoruz, çünkü dilimizi geliştirdiysek mutlak katkısı oldu.
Son Güncelleme: 06-03-2009 00:28
|
|
|
|
Karanlıklardan korkar, bir süzme ışık için can atarız. Ama yoğun bir ışık kaynağıyla karşılaşınca da korkar, hemen gözlerimizi kapatırız. Kışın soğuğunda üşümekten korkarız, ateşe yaklaşınca da ateşin yakıcılığından…Aşkın gizemini ister, acı yaratmaktan korktuğumuz için kaçarız sevmekten. İnsanoğlu, ikilemlerin kaynağı. Hani Divan Edebiyatı’nda Harut ve Marut’un hikayesi vardır, bilirsiniz:
Son Güncelleme: 16-08-2009 01:19
|
|
|
Burası Türkiye...
Garip ama gerçek; özelde sözcükler insanlara, genelde insanlar sözcüklere önem katıyor.
Senelerce birşey anlattı Doğu'dan, Güneydoğu'dan gelenler…
Yakaladık, Ankara’dan 'bırakın' dediler...
Çembere aldık, telsizden 'yollarını açın' emri verdiler.
Onlar korucumuzun kulağını kesti...
Biz yaralı alınca, üstlerimiz GATA’lara sevketti.
Pembe devlet imajına karşı, kızılcık kırmızı terör manifestoları aktı Güneydoğu’dan.
Aldıkları dış destek başlıklarıyla kitap yazılabilirdi. Yazılana değil, yazana, söyleyene baktı bu devlet. O dehşet sözlere karşı kimse birşey yapmadı… En fazla affı dağa çıkardı, bu yolla binlercesini dağa çıkardı, dağdan Meclis’e sızanlara hiçbir şeyin hesabını soramadı bu devlet.
Son Güncelleme: 28-02-2009 02:39
|
|
|
|
<< İlk < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 131 - 135 Toplam 160 |